Hüseyin Baş’tan ‘Kayıp Nesil’ İhtarı: Gençliğini Yitiren Ülke Geleceğini Yitirir
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye’de eğitim ve istihdamda yer bulamayan 5 milyon gencin durumuna dikkat çekerek çarpıcı bir analizde bulundu. Mevcut durumun yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal bir erozyonun göstergesi olduğunu ifade eden Baş, devletin gençlere onurlu bir gelecek sunma konusunda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Türkiye’deki 5 milyon genç, ne eğitim almakta ne de çalışmaktadır. Bu gençler adeta yok sayılıyor ve göz ardı ediliyor. Ancak bu durum, istatistiklerin ötesinde kaybedilen bir neslin acı gerçeğidir.” dedi. 30 yaşına gelmiş birçok gencin hala ailesine bağımlı yaşadığını, iş bulamayanların yanı sıra iş bulanların da geçim sıkıntısı çektiğini belirtti. Kendi hayatlarını kuramayan, evlenemeyen ve üretime katılamayan gençler için durumun giderek daha da kötüleştiğine dikkat çekti.
Eğitim alanında olan gençlerin ise derinleşen fırsat eşitsizliği ve ağır ekonomik koşullar altında büyük zorluklarla karşılaştığına değinen Baş, bu sorunların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir çöküşü de beraberinde getirdiğini ifade etti. “Anlam arayışını ve aidiyet duygusunu kaybeden gençler, ne yazık ki suç örgütlerinin ve uyuşturucu gibi tehlikeli unsurların hedefi haline geliyor. Çünkü mevcut sistem onlara meşru bir gelecek sunmuyor.” şeklinde konuştu.
Baş, bu gidişatın durdurulmaması durumunda bireysel trajedilerin yanı sıra Türkiye için çok yönlü bir toplumsal krizin yaşanabileceği uyarısında bulundu. “Dünya genelinde ülkelerin gücü, nitelikli, üretken ve umut dolu genç nüfuslarıdır. Ancak biz bu en büyük varlığımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.” diyerek çözüm önerilerini sıraladı. Devletin, gençlerine yol açan, yönlendiren ve plan yapan bir akla kavuşması gerektiğini söyleyen Baş, üretim, istihdam ve eğitim konularında bütüncül bir yaklaşımla güçlü bir planlama mekanizması oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
“Ekonomik koşullar, insan onuruna yakışır bir seviyeye çekilmeli ve eğitimde fırsat eşitliği gerçek anlamda sağlanmalıdır. Bu ülkenin tek bir gencini bile kaybetme lüksü yok.” diyerek sözlerini tamamladı. “Her genci; üreten, kazanan ve kendi toplumuna değer katan bireyler haline getirmek zorundayız. Unutulmamalıdır ki, gençliğini kaybeden bir ülke, geleceğini de kaybeder.”